22/8/2007 - yirmi birinci lema

İhlas hakkında
1(bir birinizle çekişip ugraşmayın aksi halde başarısızlıga ugrarsınız ve gücünüzde kaybolup gider enfal surei 46)
2(tambir balılıkla Allahın huzurunda durun bakera suresi 238)
3(nevsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiştir şems suresi 39 )
4(onu nevsini günahlarla alçaltan da ziyana ugramıştırr şems suresi 10)
5(ve ayetlerimi az bir karşılık ile satmayın bakera suresi 41 )
Ey ahiteret kardeşlerim ve kuran hizmetindeki arkadaşlarım bilirsiniz ve biliniz
Bu dünyada hususan uhrevi hizmetlerde en mühim bir esas en büyük bir kuvet en makbul bir şefaatçi en mrtin bir nokti istinad en kısa bir tariki hakikat en makbul bir duayı manevi en keramet bir vesilei makasıd en yüksek bir haslet en safi bir ubudiyet ihlastır ,,,,
Madem ihlasta meskür özellikler gibi çok nurlar var ve çok kuvetler var vemadem
Bu mütiş zamanda ve dehşetli düşmanlar karşısında ve şiddetli tazkiyat karşısında ve salavetli bidalar dalaletler içerisinde bizler gayet az ve zayıf fakir ve kuvetsiz oldugumuz halde gayet agır ve büyük bir umumi ve kudsi bir iman vazifesi ve hizmeti kur anıiye
omzumuza insanı ilahi tarafından konulmuş
elbette herkesten ziyade bütün kuvetimizle ihlası kazanmaya mecbur ve mükellefiz ve ihlasın sırrını kendimizde yerleştirmek ve gayet derecede muhtacız
yoksa hem şimdiye kadar kazandıgımız hizmeti kudsiye kısmen zayi olur devam etmez hem şidetli mesul oluruz
( ve ayet lerimi az bir karşılık ile satmayınız bakera suresi 41) ayeti,ndeki şidetli tehditkarane nehyi ilahiye mazhar olup sadeti abediye zararına manasız lüzumsuz
Zararlı kederli kendini satar sakil riyuakarane bazı bayadı sefil duygulara menfaatı cüziyenin hatırı için ihlası kırmakla hem bu hizmetteki bütün kardeşlerimizin hukukuna tecavüz hem hizmeti kuraniyenin hizmetine taarruz hem hakiki imanın kudsiyetine hürmetsizlik etmiş oluruz ,,,
Ey kardeşlerim mühim ve büyük bir umuru hayriyenin çok muzır manileri olur şeytanlar o hizmetin hadimleriyle çok ugraşır bu manilere ve bu şeytanlara karşı ihlas kuvetine dayanmak gerektir ihlas kıracak esbabdan yılandan akrepten çekindiginiz gibi çekininiz
Hz Yusuf aleyhisselam( rabbimin koruyub esirgemesi dışında şüpesiz nefis kötülükleri emredendir yunus suresi 53) demesiyle nevsi emareye itimad edilmez enaniyet ve nevsi emare sizi aldatmasın ihlası kazanmak ve muhafaza etmek ve manileri defetmek için gelecek düsturlar rehberiniz olsun ,,
Birinci düsturunuz
Amelinizde rızayı ilahi olmalı eger o razı olsa bütün dünya küsse ehemmiuyeti yok
Eger o kabul etse bütün halk redetse tesiri yok o razı olduktan ve kabul ettikten sonra isterse ve hikmeti iktiza ederse sizler istemek talebinde olmasanızda halklarada kabul ettirir onlarıda razı eder
Onun için bu hizmette dogrudan dogruya yalnız cenabı hakkın rızasını esas maksad yapmak gerekir,,,
İkinci düsturunuz
Bu hizmeti kuraniyede bulunan kardeşlerinizi tenkid etmemek ve onların üstünde faziletfuruşluk nevinden gıpta damarını tahrik etmemektir
Çünkü nasıl insanın bir eli diger eline rekabet etmez bir gözü bir gözünü tenkit etmez dili kulagına itiraz etmez kalbi ruhun ayıbını görmez belki birbirinin noksanını ikmal eder kusurunu örter ihtiyacına yardım eder vazifesine muavenet eder yoksa o vucudu insanın hayatı söner ruhu kaçar cismi de dagılır
Hem nasılki fabrikanın çarkları birbiriyle rekabet karane ugraşmaz birbirnin önüne takadüm edip tahakküm etmez birbirinin kusurunu görüp tenkid edip saye şevkini kırıp atalete ugratmaz belki bütün itidatlarıyla birbirinin hareketini umumi maksada tevecih etmek için yardım ederler hakki bir tesanüd bir ittifak ile gayeyi hakikatlerine
Eger zerre miktarı bir taarruz bir tahakküm karışsa o fabrikayı karıştırack neticesiz akim bırakacak fabrika sahibide o fabrikayı bütün bütün kıracak dagıtacak
İşte ey risalei nur şakirdleri ve kuranın hizmetkarları sizler ve bizler öyle bir insanı kamil ismine layık bir şahsı manevinin azalarıyız ve hayatı ebediye içindeki sadeti ebediyeyi netice veren bir fabrikanın çarkları hükmündayiz ve sahili selamet olan darüsselama ümmeti muhammediyeyi (asm) çıkaran bir sefinei rabbaniyede çalışan hademeleriz
Elbette dört fetten bin yüz on bir kuveti maneviyeyi temin eden sırrı ihlası kazanmak ile
Tesanüd ve ittihadı bakiyeye muhtacız ve mecburuz,,,
Evet üç elif ittihat etmesse üç kıymeti var sırrı adediyet ile ittihat etse yüz on bir kıymet alır dörtkere dört ayrı ayrı olsa on altı kıymeti var eger bsırrı uhuvet ittihadı maksad ve ittifakı vazife ile tevafuk edip bir çizgi üstünde omuz omuza verseler ovakit dört bin dört yüz kırk dört kuvetinde ve kıymetinde oldugu gibi hakiki sırrı ihlas ile on altı fedakar kardeşlerin kıymet ve kuveti maneviyesi dört binden geçtigine pek çok vukuatı tarihiye şahadet ediyor
Bu sırrın sırrı şudurki ; hakiki samimi bir ittifakta her bir fetr sair kardeşlerin gözüylede baka bilir ve kulaklarıylada işitebilir güya on hakiki müttehid adamın her biri yirmi gözle bakıyor yirmi kulakla işitiyor yirmi elle çalışıyor bir tarzda manevi ve kuvetleri vardır
(Hşiye )
(Evet sırrı ihlas ile sammi tesanüd ve ittihad hadsiz menfeaate medar oldugu gibi korkulara hatta ölüme karşı en mühim siper bir noktaiistinaddır
Çünkü ölüm gelse bir ruhu alır sırrı uhuveti hakikiye ile rızayı ilahi yolunda ahrete mütealik işlerde kardeşleri adedince ruhlarıo oldugundan biri ölse diger ruhlarım kalsınlar zira o ruhlar her vakit sevapları bana kazandır manevi bir haytı idane ettiklerinden ben ölmüyorum diyerek ölümü gülerek karşılar ve o ruhlar vasıtasıyla sevab cihetinde yaşıyorum yalnız günah cihetinde ölüyorum der rahatla yatar )
Üçüncü düsturunuz
bütün kuvetinizi ihlasta ve hakta bilmelisiniz evet kuvet haktadır ve ihlastadır haksızlar dahi haksızlıkları içinde gösterdikleri ihlas ve samimiyet yüzünden kuvet kazanıyorlar evet kuvet hakta ve ihlasta olduguna bir delil şu hizmetimizdir bu hizmetimizde bir parça ihlas bu davayı isbat eder ve kendi kendine delil olur çünkü yirmi seneden fazla kendi memleketimde ve İstanbulda ettigimiz hizmeti ilmiye ve diniyeyi mukabil burada yedi sekiz senede burada fazla edildi halbuki kendi memleketimde ve istanbulda burada çalışan kardeşlerimden yüz belki bin derece fazla yardımcılarım varken burada ben yalnız kimsesiz garip yarım ümmi insafsız memurların tarassudat ve tazkiyatları altında yedi sekiz sene sizinle ettigim hizmet yüz derece eski hizmetten fazla muvaffakiyeti gösteren eski hizmet manevi kuvet sizlerdeki ihlastan geldigine katiyen şüpem kalmadı
hem itiraf ediyorumki samimi ihlasınızla şan şeref perdesi altında nevsimi okşayan riyadan beni binderece kurtardınız inşallah tam hizmete muvaffak olursunuz benide tam ihlasa sokarsınız ,,,
bilirsinizki , hazreti( ali ra ) o mucizevari kerametiyle ve hazireti( gavsı azam ) (ks)
o harika kerameti gaybiyesiyle sizlere bu sırrı ihlası binanen iltifat ediyorlar ve himayetkarane teselli verip hizmetimizi manen alkışlıyorlar
evet hiç şüpe etmeyiniz ki bu teveccühleri binanen gelir
eger bilerek bu ihlası kırarsanız onların tokadını yersiniz
böyle manevi kahramanları arkanızda zahir başınızda üsdat bulmak isterseniz
(onları kendi nefislerine tercih ederler haşir suresi 9) sırrıyla ihlası tamamını kazanınız ,
Kardeşlerinizin nefislerini nefsinize makamda yeveccühte hatta menfati maddiye gibi nevsin hoşuna giden şeylerde tercih ediniz ,
Hatta en latir ve güzel bir hakikati imaniyeyi muhtaç bir mümine bildirmek ki en masumane zararsız bir menfaattir mümkünse nefsinize bir hodgamlık gelmemek için istenmeyen bir arkadaşla yaptırması hoşunuza gitsin ,
Eger bensevap kazanayım bu güzel meseleyi ben söyleyeyim arzunuz varsa çendan onda bir günah ve zarar yoktur fakat mabeyinizdeki sırrı ihlasa zarar gele bilir ,,,
Dördüncü düsturnuz
Kardeşlerinizin meziyetlerini kendi şahıslarınızda ve faziletlerini kendinizde tasavvur edip onların şerefleriyle şakirane iftihar etmektir ehli tasavvufun mabeyinde fena fiş şeyh fena fir re sul ıstılıhatı var ,
Ben sofi degilim fakat onların budesturu bizim meslekte fena fil ihvan sureyinde güzel bir desturdur kardeşler arasında buna tefani denilir
Yani birbirinde fani olmaktır yani kendi hissiyatını nefsaniyesini unutup kardeşlerinin meziyet ve hisiyatıyla fikren yaşamaktır zaten meslegimizin esası uhuvettir peder ile evlat şeyh ile mürit mabeyindeki vasıta degildir belki hakiki kardeşlik vasıtalarıdır
Olsa olsa bir üsdatlık ortaya girer meslegimiz dostluk oldugu iç.in meşrebimiz hillettir
Hillet ise en yakın dost ve en fedakar arkadaş ve en güzel taktir edici yoldaş ve en civanmert kardeş olmak iktiza eder
Bu hilletin üsul esası samimi ihlastır samimi ihlası kıran adam bu hilletin gayet yüksek bir kulesinin başından sukut eder ,
Gayet derin bir çukura düşmek ihtimali var ortada tutunacak yer bulamaz evet yol iki görünüyor caddei kübrayı kuraniye olan şu meslegimizden şimdi ayrılanlar bize düşman olan dinsizlik kuvetine bilmeyerek yardım etmek ihtimali var
İnşallah risalei nur yoluyla kuranı mucizül beyanın dairei kudsiyesine girenler daima nura ihlasa imana kuvet verecekler ve öyle çukurlara sukut etmeyeceklerdir,,,
Ey hizmeti kuraniyede arkadaşlarım ihlası kazanmanın ve muhafaza etmenin en müessir sebebi rabıtai mevttir
Evet zedeleyen riyaya ve dünyaya sevk eden tüli emel oldugu gibi riyadan nefret veren ve ihlası kazandıran rabıtai mevttir yani ölümünü düşünüp dünyanın fani oldugunu mülahaza edip nefsin desislerinden kurtulmaktır evet ehli tarikat ve ehli hakikat
Kuranı hakimin (her nefis ölümü tadacaktır aliimran suresi 185)
(kuşkusuz sende öleceksin onlarda ölecektir zümer suresi 30)gibi ayetlerinden aldıgı dersle rabıtai mevtti sülüklarında esas tutmuşlar tüli emelin menşei olan tevehhümü ebediyeti o rabıta ile izale etmişler onlar ferazi ve hayali surette kendilerini ölmüş tasavvur edip ve yıkanıyor kabre konuyor farz edip düşüne düşüne nefsi emare otahayyül ve tasavvurdan müteessir olup emellerinden bir derece vazgeçer burabıtanın fevaidi pek çoktur hadiste (lezzetleri tahrip edip acılaştıran ölümü çok zikrediniz ) diye bu rabıtayı ders veriyor ,
Fakat meslegimiz tarikat olmadıgı belki hakikat oldugu için bu rabıtayı ehli tarikat gibi farazi ve hayali suretinde yapmaga mecbur degiliz hem mesleki hakikate uygun gelmiyor belki akibeti düşünmek suretinde müstakbali zamanı hazıra gteirmek istikbale fikren gitmek nazaran bakmaktır
Evet hiç hayale faraza lüzum kalmadan bukısa ömür agacının başındaki tek meyvesi olan kendi cenazesine bakabilir onunla yalnız kendi şahsının mevtini gördügü gibi
Bir parça öbür tarafa gitse asrının ölümünüde görür daha bir parça öbür tarafa gitse dünyanın ölümünüde müşahade eder noksansız tam ihlasa yol açar,,,
İkinci sebeb imanı tahkikinin kuvetiyle vemarifeti sanii netice veren masnuattaki tefekkürü imaniden gelen lemeat ile bir nevi huzur kazanıp halıkı rahimin hazır nazır oldugunu düşünüp ondan başkasının teveccühünü aramayarak huzurunda başkalarına bakmak ve medet aramak o huzurun edebine muhalif oldugunu düşünmek ile o rayidan kurtulup ihlası kazanır
Harneise bunda çok derece vardır herkes kendi hissesine göre nekadar istifade edbilse okadar kardır risalei nurda riyadan kurtaracak ihlası kazandıracak çok hakikat zikredildiginden ona havale edip burada kısa kesiyoruz ,,,
İhlası kıran ve riyaya sevk eden pek çok esbabdan iki üçünü muhtarasan beyan edecegiz
Birincisi
Menfatı maddiye cihatinden gelen yavaş yavaş ihlası kırar hem neticei hizmetide zedeler hem o maddi menfatide kaçırır
Evet hakikat ve ahiret için çalışanlara karşı bu millet bir hürmet ve muavenet fikrini daima beslemiş ve bifiil onların hakikatı ihlaslarına ve sadıkane olan hizmetlerine bir cihatte iştirak etmek niyetiyle onların hacatı maddiyelerinin tedarikiyle meşgul olup vakitlerini zayi etmemek için sadaka ve hediye gibi maddi menfaatlerle yardım edi,p hürmet etmişler fakat bu muavenet ve menfaat istenilmez belki verilir hem kalben arzu edip muntazır kalmakla lisanı hal ile dahi istenilmez belki ummadıgı bir halde verilir
Yoksa ihlası zedelenir hem (ayetlerimi az bir karşılık ile satmayın bakera suresi 41) ayetinin nehyine yanaşır ameli kısmen yanar,,,
İşte bu maddi menfati arzu edip muntazır kalmak sonra nefsi emare hodgamlık cihetiyle
O menfaati başkasına kaptırmamak için hakiki bir kardeşine ve hususi hizmette arkadaşına karşı bir rekabet damarı uyandırır ihlası zedelenir hizmette kudsiyeti kaybeder ehli hakikat nazarında sakil bir vazi,yet alır ve maddi menfaatide kaybeder her ne ise bu hamur çok su götürür kısa kesip yalnız hakiki kardeşlerimin içinde sırrı ihlası ve sammi ittifakı kuvetleştirecek iki misal söyleyecegim,,,,
Birinci misal
Ehli dünya büyük bir servet ve şiddetli bir kuvet elde etmek için hatta bir kısım ahli siyaset ve insanların sosyal hayatının mühim amilleri ve komiteleri iştiraki enval düsturunu kendilerine rehber etmişler bütün sui istimalat ve zararlarıyla beraber harika bir kuvet ve menfaat elde ediyorlar halbuki iştiraki anvalin çok zararlarıyla beraber iştirakle mehiyeti degişmez her birisi umuma gerçi bir cihette ve nezarette malik hükmündedir fakat istifade edemez her neise bu istifade enval düsturu ameli urreviyeye girse zararsız azim menfaate medardır çünkü bütün enval o iştirak eden her bir ferdin eline tamamen geçmesinin sırrını taşıyor ,
Çünkü nasılki dört beş adamdan iştirak niyetiyle biri gaz yagı biri fitil biri lamba biri şişe biri kibrit getirip lambayı yaktılar her biri tam bir lambaya malik oluyor o iştirak edenlerin her birinin bir duvarda bir büyük aynası varsa her birirnin noksansız parçalanmadan birere lamba oda ile beraber aynasına girere aynen öylede emvali uhreviyede sırrı ihlas ile iştirak ve sırrı uhuvet ile tesanüd ve sırrı ittihat ile teşrikül mesai o iştiraki amelden hasıl olan umum yekün ve umum nur harbirinin defteri ameline bitemamiha girecegi ehli hakikat mabeyinde meşhud ve vakidir ve vüsati rahmet ve keremi ilahinin muktezasıdır ,
İşte ey kardeşlerim sizleri inşallah menfatı maddiyeye rekabet sevk etmeyecek fakat menfatı ureviye noktasında bir kısım ehli tarikat aldandıkları gibi sizinde aldanmanız mümkündür fakat şahsi cüzi bir sevap nerede mezkür misal hükmündeki iştiraki amal noktasında tezahür eden sevap ve nur nerede ,,,,
İkinci misal
Ehli sanat neticei sanatı ziyade kazanmak için iştiraki sanat cihetinde mühim bir servet elde ediyolar hatta dikiş igneleri yapan on adam ayrı ayrı yapmaya çalışmışlar o ferdi çalışmanın her günde yalnız üç igne o ferdi sanatın meyvesi olmuş sonra teşrikül mesai düsturuyla on adam birleşmişler biri demir getirip biri ocak yakıp biri delik açar biri ocaga sokar biri ucunu silvirtir ve hekeza her birisi igne yapmak sanatında yanalız cüzi bir işle meşkul olup iştigal ettigi hizmet basit oldugundan vakit zayi olmayıp o hizmette meleke kazanarak gayet suratle işini görmüş
Sonra o teşriki mesai taksimi amal düsturuyla olan sanatın semeresini taksim etmişler
Her birisine bir günde üçigneye bedel üçyüz igne düştügünü görmüşler bu hadise ehli dünyanın sanatkarları arasında onları teşriki mesaiye sevk etmek için dillerinde destan olmuştur ,,,
İşte ey kardeşlerim madem umuru dünyeviyede kesif maddelerde böyle ittihad ittifak ile neticeler böyle azimyükün faideler verir acaba uhrevi ve nurani ve tecazi ve inkısına muhtaç olmayarak ve fazlı ilahi ile her birisinin aynasına umum nur inikası etemk ve her biri umum kazandıgı misil sevaba malik olmak nekadar büyük bir kar oldugunu kıyas edebilirsiniz bu azim kar rekabetle ve ihlassızlıkla kaçırılmaz,,,,
İhlası kıran ikinci mani
Hububu cahtan gelen şöhretpireslik saiksıyla ve şan şeref perdesi altında teveccühü ammeyi kazanmak nazarı dikkati kendine celb etmekle enaniyueti okşamak ve nefsi emareye bir makam vermektir ki en mühim bir marazı ruhi oldugu gibi şirki hafi tabir edilen riyakarlıga hodfuruşluga kapı açar ihlası zedeler,,,
Ey kardeşlerim kuranı hakim hizmetindeki hakikat ve uhuvet oldugu ve uhuvetin sırrı şahsiyetini kardeşler içinde fani edip
(Haşiye) evet bahtiyar odurki kevseri kuraniden süzülen tatlı büyük bir havuzu kazanmak için bir buz parçası nevindeki şahsiyetini ve enaniyetini o havuz içene atıp eritendir )
Onların nefislerini kendi nefsine tecihetmek oldugundan mabeynimizdeki bu nevi hububu cahtan gelen rekabet tesir etmemek gerektir
Çünkü meslegimize bütün bütün münafidir madem kardeşlerin şerefi umumiyetle her ferde ait olabilir o büyük şerefi maneviyi şahsi hodfuruşane rekabetkarane cüzi bir şerefe ve şöhrete feda etmek risalei nur şakirdlerinden yüz derece uzak oldugu ümidindeyim
Evet risalei nur şakirdlerinin kalbi aklı ruhu böyle aşagı zararlı süfli şeylere tenezzül etmez,
Fakat herkeste nefsi emmare bulunur bazıda hisiyatı nefsiye damarlara ilişir bir derece hükmünü kalb aklı ve ruhun ragmına olarak icra eder
Sizlerin kalb ruh ve aklınızı ittiham etmem risalei nurun verdigi tesire binaen itimad ediyorum,
Fakat nefs ve heva his ve vehim bazen aldatıyorlar onun için bazen şiddetli ikaz olunuyorsunuz ,
Bu şiddet nefs ve heva his ve vehme bakıyor ihtiyadlı davranınız,,,
Evet eger meslegimiz şeyhlik olsa idi makam bir olurdu veyahut madud makamlar bulunurdu o makam müteaddit istidatlar namzet olurdu gıptakarane bir hodgamlık olabilirdi,
Fakat meslegimiz uhuvettir kardeş kardeşe peder olamaz mürşid vaziyetini takınamaz uhuvetteki makam geniştir gıptakarane müzahameye medar olamaz olsa olsa kardeş kardeşe muavin ve zahir olur hizmetini tekmil eder pederane mürşidane mesleklerdeki gıptakarane hırsı sevap ve ülüvvü himmet cihetiyle çok zararlı ve hatalı neticeler vucuda geldigine delil ehli tarikatin o kadar muhim ve azim kemalatları ve menfaatları içindeki ihtilafatın ve rekabetin verdigi vehim neticelerdir ki onların o azim kudsi kuvetleri bida rüzgarlarına karşı dayanamıyor,,,
Üçüncü mani
Korku ve tamadır
(allahım ihlas suresinin hakkı için bizi en ihlaslı kularından eyle amin amin )
(seni her türlü noksan sıfatlşardan tenzih ederiz senin bize ögrettiklerinden başka bizim hiçbir ilmimiz yoktur şüpesiz sen her şeyi hakkıyla bilen ve her şeyi hikmetle yapansın bakera suresi 32)
Hususi bir mektubdur
Yazıda usanan ve ibadet ayları olan üç aylar sair evradı beş cihetle ibadet sayılan risalei nur yazısına tercih eden kardeşlerime iki hadisi şerifin bir nüktesini söyleyecegim
(haşiye)
Birincisi ; (ev kema kal ) yani mahşerde ulemai hakikatin sarf ettikleri mürekkeb şehidlerin kanıyla muvazene edilir o kıymette olur ,
İkincisi ; (ev kema kal ) yani bidalerın ve delaletlerin istilası zamanında sünniti saniyeyeve hakikati kuraniyeye temesük edip hizmet eden yüz şehit sevabını kazana bilir ,
Ey tembellik damarıyla yazıdan usanan ve ey sofimeşreb kardeşler bu iki hadişsin
Mecmuu gösterirki böyle bir zamanda hakaiki imaniyeye ve esrarı şeriat ve sünneti saniyeye hizmet eden mubarek halis kalemler akan sıyah nur abı hayat hükmünde olan mürekkeblerin bir dirhemi şühadanın yüz dirhem kanı hükmünde yevmi mahşerde size fayda vere bilir öylesise onu kazanmaya çalışınız,
Eger deseniz ; hadiste alim tabiri var bir kısmımız yalnız katibiz
Elcevap ; bir sene bu risaleleri ve bu dersleri anlayark ve kabul ederek okuyan bu zamanın mühim hakikatli alimi olabilir,
Eger anlamasada madem risalei nur şakirdlerinmin bir şahsi manevisi var şüpesiz o şahsi manevi bu zamanın mühim büyük bir alimidir sizi,n kalemleriniz ise o şahsi manevinin parmaklarıdır kendi noktai nazarımda liyakatsiz oldugum halde heydi hüsnü zannınıza binaen bu fakire bir üstadlık ve tebaiyet noktasında bir alim vaziyetini verdiginizden baglanmışsınız ben umumi ve kalemsiz oldugum için sizin kalemleriniz benim kalemlerim sayılır hadite gösterilen ecri alırsınız inşallah,,,
Said nursi ,
(haşiye ) bu kıymetli mektubda üsdadımızın işaret ettigi beş nevi ibadetin izahı aşagıya yazılmıştır )
1(en mühim bir mücahade olan ehli dalalete karşı manen mücahade etmektir)
2(üstadına neşri hakikat cihatinde yardım suretiyle hizmet etmektir)
3(Müslümanlara iman cihetinde hizmet etmektir)
4(kalemle ilmi tahsil etmektir)
5(bazen bir saati bir sene ibadet hükmüne geçen tefekküri olan ibadeti yapmaktır)
Not
Bu risale her on beş günde bir okunmalıdır
|