Myspace BackgroundsMyspace BackgroundsMyspace CodesMyspace LayoutsGlitter GraphicsMyspace LayoutsMyspace LayoutsMyspace CodesMyspace Text Generator, Myspace GraphicsMyspace, Myspace CodesMyspace LayoutsMyspace Codes, Myspace GraphicsMyspace CodesMyspace Text Generator, Myspace GraphicsMyspace CodesMyspace CodesMyspace Text Generator, Myspace GraphicsMyspace CodesMyspace Text Generator, Myspace GraphicsMyspace Text Generator, Myspace GraphicsMyspace LayoutsMyspace CodesMyspace Text Generator, Myspace GraphicsMyspace Codes birinci soz - din hissi gögün merdivenidir - Blogcu



din hissi gögün merdivenidir

28/10/2006 - birinci söz

Kategori: birinci soz

Birinci söz

 

Bismillah her hayrın başıdır biz dahi başta ona başlarız bil ey nevsim şu mubarek kelime İslam nişanı oldugu gibi bütün mevcudatın lisanı haliyle sürekli dilde tekrar lanan zikir ve duadır bismillah ne büyük tükenmez bir kuvet ne çok bitmez bir bereket oldugunu anlamak istersen şu temsili hikayecige bak dinle şöyle ki

 

Bedevi arap çöllerinde seyahat eden adama gerektir ki bir kabile reisinin ismini alsın ve himayesine girsin ta haydutların şerlerinden kurtulup ihtiyaçlarını karşılaya bilsin yoksa tek başıyla sonsuz düşman ihtiyaçlarına karşı perişan olacaktır işte böyle bir seyahat için iki adam sahraya çıkıp gidiyorlar onlardan birisi mütevazi idi digeri magrur

Mütevazi bir reisin ismini aldı magrur almadı alanı heryerde selametle gezdi bir yol kesen ras gelse der ben filan reisin ismiyle gezerim şaki def olur ilişemez bir çadıra girse o nam ile hürmet görür önceki magrur bütün seyahatinde öyle belalar çeker ki tarif edilemez daima titrer daima dilencilik ederdi hem zelil hem rezil oldu

 

İşte ey magrur nefsim sen o seyyahsın şu dünya ise bir çöldür acizligin ve fakirligin hadsizdir düşmanın ihtiyaçların sonsuzdur madem öyledir şu sahranın ebedi sahibi ve ezeli hakiminin ismini al ta bütün kainatın dilenciliginden ve her hadisatın karşısında titremeden kurtulasın

 

Evet bu kelime öyle mubarek bir kelimedir ki senin nihayetsiz acizligin ve fakirligin seni nihayetsiz kudrete rahmete baglayıp kadiri rahimin dergahında acizligi ve fakirligi en makbul bir şefaatçi yapar evet bu kelime ile hareket eden o adama benzer ki asklere kaydolur devlet namına hareket eder hiçbir kimseden pervası kalmaz kanun namına devlet namına der her işi yapar her şeye karşı davranır

 

Başta demiştik bütün mevcudat lisanı hal ile bismillah der öylemi

Evet nasılki görsen bir tek adam geldi bütün şehir ahalisini zorla bir yere sevk etti ve zorla işlerde çalıştırdı kesin olarak bilirsin o adam kendi namıyla kendi kuvetiyle hareket etmiyor belki o bir askerdir devlet namına hareket eder ki zerrecikler gibi tohumlar çekirdekler başlarında koca agaçları taşıyor dag gibi yükleri kaldırıyorlar demek her bir agaç bismillah der rahmet hazinesinin meyvelerinden ellerini dolduruyor

Bizlere tablacılık ediyor her bir bostan bismillah der kudret mutfaklarından bir kazan olurki çeşit çeşit pek çok muhtelif lezzetli yiyecekler içinde beraber pişiriliyor

Her bir inek koyun deve keçi gibi mubarek hayvanlar bismillah der rahmet feyzinden bir süt çeşmesi olur bizlere Rezzak namıona en latif en Nazif abı hayat gibi bir gıdayı takdim ediyorlar her bis nebat ve agaç otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları bismilla der ser olan taşı ve topragı deler geçer Allah namına rahman namına der her şey ona boyun eger evet havada dalların yayılması ve meyve vermesi gibi o sert taş ve topraktaki köklerin tam bir kolaylıkla yayılması ve yer altında yemiş vermesi hem şidetli hararete karşı aylarca nazik yeşil yaprakların yaş kalması her şeyi tabiata havale eden inkarcılara karşı azgına şiddetle tokat vuruyor kör olası gözüne parmagını sokuyor ve diyorki en güvendigin katılk ve hararet dahi emir tahtında hareket ediyorlar ki o ipek gibi yumuşak damarlar birer asayı musa (a.s) gibi  (asan ile taşa vur dedik bakera suresi 60) emrine uyarak taşları yararak ve o sigara kagıdı gibi ince nazenin yapraklar birer İbrahim aleyhisselamın organları gibi ateş saçan hararete karşı

(ey ateş serin ve selametli ol enbiya suresi 69)ayetini okuyorlar madem her şey manen bismillah der Allah namına Allahın nimetlerini getirip bizlere veriyorlar biz dahi bismillah demeliyiz Allah namına vermeliyiz Allah namına almalıyız öyleyse Allah namına vermeyen gafil insanlardan almamalıyız ,,

 

Sual : tablacı hükmünde olan insanlara bir fiyat veriyoruz acaba asıl mal sahibi  olan Allah ne fiyat istiyor

 

Elcevap : evet nimetlerin gerç.ek sahi olan Allah bizden o kıymetli nimetlere mallara bedel istedigi fiyat üç şey dir

Biri zikir biri şükür biri fikir dir başta bismillah zikirdir ahirde elhamdülillah şükürdür ortada bu kıymettar sanat harikası olan nimetler ehad samedin cenabı hakkın kudret mucizesi ve rahmet hediyesi oldugunu düşünmek ve anlamak fikirdir

 

Bir padişahın kıymetli hediyesini sana getiren bir miskin adamın ayagını öpüp hediye sahibi ni tanımamak ne derece aptallık ise öylede zahiri nimet verenleri medih ve muhabbet edip hakiki nimet vereni unutmak ondan bin derece daha aptallıktır

 

Ey nefis böyle ebleh olmamak istersen Allah namına ver Allah namına al Allah namına başla Allah namına işle vesselam

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

ölüm ve idam intizarında bulunan bir insan sehbanın tezyin ve süslendirilmesinden zevk ve lezzet alabilirmi

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

medreseizehra
betaklus
Blogcu Yardım

Yeni Sayfa 2



Bismillahirrahmanirrahim

"Ey insanlar!

"Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha bulusamiyacagim.

"Insanlar!

"Bugünleriniz nasil mukaddes bir gün ise, bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise, bu sehriniz (Mekke) nasil mübarek bir sehir ise, canlariniz, malariniz, namuslariniz da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmustur.

"Ashabim!

"Muhakkak Rabbinize kavusacaksiniz ve bugünkü her hal ve hareketinizden sorguya cekileceksiniz. Sakin benden sonra eski sapikliklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayiniz! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar, bulunmayanlara ulastirsin. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunlari daha iyi anlayan birisine ulastirmis olur.

"Ashabim!

"Kimin yaninda bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her cesidi kalidirilmistir. Allah böyle hükmetmistir. Ilk kaldirdigim faiz de Abdulmutallib''''in oglu (amcam) Abbas''''in faizidir. Lakin ana paraniz size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme ugrayiniz.

"Ashabim!"

"Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldirilmistir, ayagimin altindadir. Cahiliye devrinde güdülen kan davalari da tamamen kaldirilmistir. Kaldirdigim ilk kan davasi Abdulmuttalib''''in torunu Iyas bin Rabia''''nin kan davasidir.

"Ey insanlar!

"Muhakkak ki, seytan su topraginizda kendisine tapinmaktan tamamen ümidini kesmistir. Fakat siz bunun disinda ufak tefek islerinizde ona uyarsaniz, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak icin bunlardan da sakininiz.

"Ey insanlar!

"Kadinlarin haklarini gözetmenizi ve bu hususta Allah''''tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari, Allah''''in emaneti olarak aldiniz ve onlarin namusunu kendinize Allah''''in emriyle helal kildiniz. Sizin kadinlar üzerinde hakkiniz, kadinlarin da sizin üzerinizde hakki vardir. Sizin kadinlar üzerindeki hakkinizi; yataginizi hic kimseye cignetmemeleri, hoslanmadiginiz kimseleri izininiz olmadikca evlerinize almamalaridir. Eger gelmesine müsade etmediginiz bir kimseyi evinize alirlarsa, Allah, size onlarin yataklarinda yalniz burakmaniza ve daha olmasza hafifce dövüp sakindirmaniza izin vermistir. Kadinlarin da sizin üzerinizdeki haklari, mesru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

"Ey mü''''minler!

"Size iki emanet birakiyorum, onlara sarilip uydukca yolunuzu hic sasirmazsiniz. O emanetler, Allah''''in kitabi Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin (a.s.m) sünnetidir.

"Mü''''minler!

"Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanin kardesidir ve böylece bütün Müslümanlar kardestirler. Bir Müslümana kardesinin kani da, mali da helal olmaz. Fakat malini gönül hoslugu ile vermisse o baskadir.

"Ey insanlar!

"Cenab-i Hakk her hak sahibine hakkini vermistir. Her insanin mirastan hissesini ayirmistir. Mirasciya vasiyet etmeye lüzüm yoktur. Cocuk kimin döseginde dogmussa ona aittir. Zina eden kimse icin mahrumiyet vardir.

Babasindan baskasina ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden baskasina intisaba kalkan köle, Allah''''in, meleklerinin ve bütün insanlarin lanetine ugrasin. Cenab-i Hakk, bu gibi insanlarin ne tevbelerini, ne de adalet ve sehadetlerini kabul eder.

"Ey insanlar!

"Rabbiniz birdir. Babaniz da birdir. Hepiniz Adem''''in cocuklarisiniz, Adem ise topraktandir. Arabin Arap olmayana, Arap olmayanin da Arap üzerine üstünlügü olmadigi gibi; kirmizi tenlinin siyah üzerine, siyahin da kirmizi tenli üzerinde bir üstünlügü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah''''tan korkmaktadir. Allah yaninda en kiymetli olaniniz O''''ndan en cok korkaninizdir.

"Azasi kesik siyahî bir köle basiniza amir olarak tayin edilse, sizi Allah''''in kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz.

"Suclu kendi sucundan baskasi ile suclanamaz. Baba, oglunun sucu üzerine, oglu da babasinin sucu üzerine suclanamaz.

"Dikkat ediniz! Su dört seyi kesinlikle yapmaycaksiniz:

Allah''''a hicbir seyi ortak kosmayacaksiniz.

Allah''''in haram ve dokunulmaz kildigi cani, haksiz yere öldürmeyeceksiniz.

Zina etmeyeceksiniz.

Hirsizlik yapmayacaksiniz...

"Insanlar Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri zaman kanlarini ve mallarini korumus olurlar. Hesaplari ise Allah''''a aittir.

"Insanlar!

"Yarin beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?"

Saheb-i Kiram birden söyle dediler:

"Allah''''in elciligini ifa ettiniz, vazifenizi hakkiyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatta bulundunuz, diye sehadet ederiz!"

Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) sehadet parmagini kaldirdi, sonra da cemaatin üzerine cevirip indirdi ve söyle buyurdu:

Sahid ol, yâ Rab!

Sahid ol, yâ Rab!

Sahid ol, yâ Rab!

p align=left> 

GÜL KOKUNA HASRETİZ

Ya RESULULLAH , bu gece teşrif ettin dünyaya
Gelişinle son verdin ,karanlık heyulaya.

Ne zulmetler son buldu,Kisra ateşi söndü
Sayenizde efendim,karanlık ,güne döndü.

Emaneti koruyan,Muhammedül-emindin
İtimadın kalesi,Sen en sağlam Yemindin.

Yetimdin,kimsesizdin,kimsesizler kimsesi
Şefkatle uzanan el,Hak yolunun gür sesi.

Allah,Kitap bilmezdik,Karanlığı severdik
Doğru yola gelmezdik,Put`umuzu överdik.

Nefislerin mahkumu zincirli kölelerdik
Senin nurlu yolunda,şükür kulluğa erdik.

Allah gönderdi Seni, beşer şaşmasın diye
Bir daha sapkınlaşıp,haddi aşmasın diye

Habibullah Muhammed son Nebi,son Peygamber
Gel,Gör ne hallerdeyiz,sesimize cevap Ver.

Unuttuk öğretini,öğretini unuttuk
Hakkı yerlere attık,batılı üstün tuttuk.

Adı barış dinini ,terörle anıyorlar
Ümmetin karanlıkta,ışığı arıyorlar.

Herkes kendi halinde kurtarıyor gemiyi
Vahşete yollanırken eskitiyor yeniyi.

Rehbersin Sen ya Resul,terkettik Hadisini
Bıraktık elimizle,BİR ALLAHın ipini.

Gül kokuna hasretiz,Ebu cehil hortladı
Zalimin zülmü devam,BİR ALLAH tan korkmadı.

Yoluna set çektiler,ümmetin gelemiyor
Canı kıymetli oldu,yolunda veremiyor.

Batılın oyuncağı,ümmetinin hanesi
Evimizde gürlüyor,Şeytanların bet sesi .

Ezanlar batar oldu,kulaklara ezanlar
Küfrü savunur oldu,köşelere yazanlar.

Sadece künyelere İslam diye yazıldık.
Garip kaldık ya Resul,haramlara ezildik.

Kur`anın ışığında kurtuluşun müjdesi
Elbette rehberimiz,Muhammedin gür sesi .

Şefaatini gönder umutsuz ümmetine
Muhtacız Peygamberim,muhtacız Himmetine.

Sen canımdan azizsin,anam babamdan önde
“canım arzular seni”,ruhum hapis bu tende.

Seni sevmek ya Resul,yolunda yürümektir,
Senden habersiz olmak,yaşarken çürümektir.

“Cihad “desem ya Resul ,ürkerler kelimeden
Kurtar bizi ya Resul,ömrümüz erimeden.

Gül kokundan uzakta,ne huzur var ne rahat
Bu garip ümmetine,eder misin şefaat?

SANA YÖNELDİM ALLAH'ım

Yeni Sayfa 3
December, 2005

HAYALET'in MEKÂNI

Allah,
er-Rahmân, er-Rahîm,
el-Melik, el-Kuddûs, es-Selâm,
el-Mü'min, el-Müheymin, el-Azîz, el-Cebbâr,
el-Mütekebbir, el-Hâlık, el-Bâri', el-Musavvir, el-Gaffâr,
el-Kahhâr, el-Vehhâb, er-Rezzâk, el-Fettâh, el-Alîm, el-Kâbıd,
el-Bâsıt, el-Hâfıd, er-Râfi, el-Muiz, el-Müzill, es-Semi', el-Basîr,
el-Hakem, el-Adl, el-Lâtîf, el-Habîr, el-Halîm, el-Azîm, el-Gafûr,
eş-Şekûr, el-Aliyy, el-Kebîr, el-Hafîz, el-Mukît, el-Hasîb, el-Celîl,
el-Kerîm, er-Rakîb, el-Mücîb, el-Vâsi', el-Hakîm, el-Vedûd, el-Mecîd,
el-Bâis, eş-Şehîd, el-Hakk, el-Vekîl, el-Kaviyy, el-Metîn, el-Veliyy,
el-Hamîd,
el-Muhsî, el-Mübdî, el-Muîd, el-Muhyî, el-Mümît, el-Hayy,
el-Kayyûm, el-Vâcid, el-Mâcid, el-Vâhid, es-Samed, el-Kâdir, el-Muktedir,
el-Mukaddim, el-Muahhir, el-Evvel, el-Âhir, ez-Zâhir, el-Bâtın, el-Vâli,
el-Müteâlî, el-Berr, et-Tevvâb, el-Müntakim, el-Afüvv, er-Raûf,
Mâlikü'l-Mülk,
Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm, el-Muksit, el-Câmi',
el-Ganiyy, el-Muğni, el-Mâni', ed-Dârr, en-Nâfi', 
en-Nûr, el-Hâdi, el-Bedî', el-Bâkî,
el-Vâris, er-Reşîd,
es-Sabûr.

 

<Cursor by nuthinbutnet.net ct> BENİ DE GÖTÜR - Gülden Habersiz Dikenlere... - Blogcu