Myspace BackgroundsMyspace BackgroundsMyspace CodesMyspace LayoutsGlitter GraphicsMyspace LayoutsMyspace LayoutsMyspace CodesMyspace Text Generator, Myspace GraphicsMyspace, Myspace CodesMyspace LayoutsMyspace Codes, Myspace GraphicsMyspace CodesMyspace Text Generator, Myspace GraphicsMyspace CodesMyspace CodesMyspace Text Generator, Myspace GraphicsMyspace CodesMyspace Text Generator, Myspace GraphicsMyspace Text Generator, Myspace GraphicsMyspace LayoutsMyspace CodesMyspace Text Generator, Myspace GraphicsMyspace Codes risaleden - din hissi gögün merdivenidir - Blogcu



din hissi gögün merdivenidir

29/10/2006 - yedinci söz

Kategori: risaleden

                                        Yedinci söz

Şu kainatın anlaşılması zor olan sırrını açan ( Allaha ve ahiret gününe iman ettim )insan ruhu için sadet kapısını fet eden ne kadar kıymettar iki tılsımınm zorlugunu gideren ve sabır ile yaratıcısına tevekkül iltica ve şükür ile Rezzakın dan sual ve dua ne kadar faydalı ilaç gibi iki ilaç oldugunu ve kur anı dinlemek hükmüne baglı olmak ve emrine girmek namazı kılmak ve kibiri terk etmek sonsuzluk yolculugunda ne kadar mühim degerli parlak güzel bir bilet bir ahiret azıgı bir kabir nuru oldugunu anlamak istersen şu temsili hikayecige bak dinle

 

Bir zaman bir asker harp meydanı ve imtihanda kar ve zarar dolaşımında pek müthiş bir vaziyete düşer şöyle ki

 

Sag ve sol iki tarafından dehşetli iki derin yara ile yaralı ve arkasında büyük iri bir arslan ona salşdırmak için bekliyor gibi duruyor ve gözü önünde bir dar agacı dikilmiş bütün sevdiklerini asıp mahvediyor onu da bekliyor hem bu hali ile beraber uzun bir yolculugu var nefyediliyor o biçare şu dehşet içinde meyusane düşünürken sag cihetinde Hızır gibi bir her kesin iyiligini isteyen nurani bir zat peyda olur ona der

 

Meyus olma sana iki tılsım verip ögretecegim güzelce istimal etsen o arslan sana boyun egen bir at olur hem o dar agacı sana keyif ve gezinti için hoş bir salıncaga döner hem sana iki ilaç verecegim güzeşlce istimal etsen o iki kokuşmuş yaralarına iki güzel kokulu (gülü Muhammedi a s v ) denilen latif çiçege döner hem sana bir bilet verecegim onunla uçar gibi bir senelik bir yolu bir günde kesersin

İşte eger inan mıyorsan bir parça tecrübe et ta dogru oldugunu anlayasın

 

Hakikatten bir parça tecrübe etti dogru oldugunu tasdik etti

Bundan sonra birden gördü ki sol cihetinden şeytan gibi dessas ayyaş atlatıcı bir adam çok ziynetler süslü suretler fantaziyeler sarhoşluk veren içkiler beraber oldugu halde geldi karşısında durdu ona dedi

 

Hey arkadaş gel, beraber içki içip eglenelim keyfedelim şu güzel kız suretlerine bakalım şu hoş şarkıları dinleyelim şu tatlı yemekleri yiyelim

 

(Sual) ha ha nedir azgında gizli okuyorsun

(cevap) bir tılsım

_Bırak şu anlaşılmaz işi hazır keyfimizi bozmayalım

(sual) ha şu ellerindeki nedir

(cevap) bir ilaç

_at şunu saglamsın neyin var alkış zamanıdır

(sual) ha şu beş nişanlı kagıt nedir

(cevap) bir bilet bir tayinat senedi

_yırt bunları şu güzel bahar mevsiminde yolculuk bizim nemize lazım ? der her bir desis ile onu ikna çalışır

Birden sag cihetinden rad gibi bir ses gelir der

Sakın aldanma ve o desesa deki eger arkamdaki arslanı öldürüp önümdeki dar agacını kaldırıp sag ve solumdaki yaraları def edip peşimdeki yolculugu men edecek bir çare sende varsa bulursan haydi yap göster görelim sonrada gel keyfedelim yoksa sus ey sersem ta Hızır gibi bu zatı semavi dedigini desin

 

İşte ey gençliginde gülmüş şimdi güldügüne aglayan nevsim bil o biçare asker ise sensin ve insandır ve o arslan ise eceldir ve o daragacı ise ölüm ve zeval ve firaktır ki gece gündüz dönmesinde her dost veda eder kaybolur ve o iki yara ise birisi rahatsız edici ve sonsuz insanın acizligi digeri elim nihayetsiz bir insanın fakirligidir ve o sürgün ve yolculuk ise ruhlar aleminden ana rahminden çocukluktan ihtiyarlıktan dünyadan kabirden berzahtan haşirden sırattan geçer bir uzun imtihan seferidir ve o iki tılsım ise cenabı hakka iman ve ahrete imandır

 

Evet şu kudsi tılsım ile ölüm mümin insanı dünya zindanından cennet bahçelerine rahmanın huzuruna götüren bir emre hazır at ve Burak suretini alır onun içindirki ölümün hakikatini gören kamil insanlar ölümü sevmişler daha ölüm gelmeden ölmek istemişler hem zeval ve firak ölüm ve vefat ve dar agacı olan zamanın geçmesi o iman tılsımı ile sani zülcelalin taze taze renk renk çeşit çeşit nakışının mucizelerini kudret harikalarını rahmet tecellilerini tam lezzetle seyir ve temaşaya vasıta suretini alır evet güneşin nurundaki renkleri gösteren aynaların degişip tazelenmesi ve sinama perdelerinin degişmesi daha hoş daha güzel manzaralar teşkil eder ve o iki ilaç ise biri sabır biri tevekküldür yaratıcısının kudretine istinad hikmetine itimaddır öylemi evet emri ( oldiyince oluverir yasin suresi 82 ) sahip bir sultanı cihana acz teskeresiyle istinad eden bir adamaın ne pervası olabilir zira en müthiş bir musibet karşısında ( biz Allahın kullarıyız ve yine ona döndürülecegiz bakera suresi 156 )deyip gönül rahatlıgı ile rabbi rahi,mine itimad eder

 

Evet allahı hakkıyla bilen acizlikten Allahtan korkar lezzet alır evet korkuda lezzet vardır eger bir yaşındaki çocugun aklı bulunsa ve ondan sual edilse en lezzetli en tatlı haletin nedir? Belki diyecek acizligimi zayıflıgımı anlayıp validemin tatlı tokatından korkarak yine validemin şefkatli sinesine sıgındıgım halettir halbuki bütün validelerin şefkatleri ancak bir rahmet tecelli,sinin bir parıltısıdır onun içindirki kamil insanlar acizlikte ve havfullahta öyle bir lezzet bulmuşlarki kendi havl ve kuvetlerinden şiddetle uzak durup Allaha acizlik ile sıgınmışlar acizligi ve havfı kendilerine şefaatçı yapmışlar

 

Diger ilaç ise şükür ve kanaatile talep ve dua rezzakı rahimin rahmetine itimaddır öyle mi evet ? bütün bütün yer yüzünü bir nimet sofrası eden ve bahar mevsimini bir çiçek destesi yapan ve o sofranın yanına koyan ve üstüne serpen bir lütüf ihsan cömertligi sonsuz olan Allahın misafirine fakir ve ihtiyaç nasıl elim ve agır olabilir belki fakir ve ihtiyacı boş bir iştiha suretini alır iştiha gibi fakirligin çalışır onun içindir ki kamil insanlar fakirlik ile övünmüşler sakın yanlış anlama Allah karşı fakirligini hissedip yalvarmak demektir yoksa fakirligini halka gösterip dilencilik vaziyetini almak demek degildir ve o bilet ve senet ise başta namaz olarak farzları yerine getirmek ve büyük günahları terk etmektir öylemi, evet bütün manevi alemde bazı şeyleri gören ve hisseden büyük veliler ve bütün imanın zevkine vararak alşlahın izniyle bir kısım gaybi şeyleri görenler ve ittifaklarıyla o uzun ve karanlık sonsuzluk ebedilik yolunda azık ışık ve Burak ancak kuranı emirlerine uyarak ve yasaklarından çekinmek ile elde edile bilir

Yoksa fen ve felsefe sanat ve hikmet o yolda beş para etmez onların ışıkları kabrin kapısına kadardır

 

İşte ey tenbel nevsim beş vakit namazı kılmak yedi büyük günahı terk etmek ne kadar az rahat ve hafiftir neticesi ve meyvesi ve faidesi ne kadar çok mühim ve büyük oldugunu aklın varsa bozulmamış ise anlarsın ve haram zebk ve eglencelere seni teşvik eden şeytana ve o adama dersin

 

Eger ölümü öldürüp yoklugu dünyadan kaldırırsan acizligi ve fakirligi insandan kaldırıp kabir kapısını kapatmak çaresi varsa söyle dinleyelim yoksa sus

Kainat büyük mescidinde kuran kainatı okuyor onu dinleyelim o nur ile nurlanalım hidayetiyle amel edelim ve onu dilde tekrarlanan zikir edelim

Evet söz odur ve ona derler hak olup haktan gelip hak diyen ve hakikati gösteren ve nurani hikmet neşreden odur

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

ölüm ve idam intizarında bulunan bir insan sehbanın tezyin ve süslendirilmesinden zevk ve lezzet alabilirmi

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

medreseizehra
betaklus
Blogcu Yardım

Yeni Sayfa 2



Bismillahirrahmanirrahim

"Ey insanlar!

"Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha bulusamiyacagim.

"Insanlar!

"Bugünleriniz nasil mukaddes bir gün ise, bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise, bu sehriniz (Mekke) nasil mübarek bir sehir ise, canlariniz, malariniz, namuslariniz da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmustur.

"Ashabim!

"Muhakkak Rabbinize kavusacaksiniz ve bugünkü her hal ve hareketinizden sorguya cekileceksiniz. Sakin benden sonra eski sapikliklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayiniz! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar, bulunmayanlara ulastirsin. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunlari daha iyi anlayan birisine ulastirmis olur.

"Ashabim!

"Kimin yaninda bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her cesidi kalidirilmistir. Allah böyle hükmetmistir. Ilk kaldirdigim faiz de Abdulmutallib''''in oglu (amcam) Abbas''''in faizidir. Lakin ana paraniz size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme ugrayiniz.

"Ashabim!"

"Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldirilmistir, ayagimin altindadir. Cahiliye devrinde güdülen kan davalari da tamamen kaldirilmistir. Kaldirdigim ilk kan davasi Abdulmuttalib''''in torunu Iyas bin Rabia''''nin kan davasidir.

"Ey insanlar!

"Muhakkak ki, seytan su topraginizda kendisine tapinmaktan tamamen ümidini kesmistir. Fakat siz bunun disinda ufak tefek islerinizde ona uyarsaniz, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak icin bunlardan da sakininiz.

"Ey insanlar!

"Kadinlarin haklarini gözetmenizi ve bu hususta Allah''''tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari, Allah''''in emaneti olarak aldiniz ve onlarin namusunu kendinize Allah''''in emriyle helal kildiniz. Sizin kadinlar üzerinde hakkiniz, kadinlarin da sizin üzerinizde hakki vardir. Sizin kadinlar üzerindeki hakkinizi; yataginizi hic kimseye cignetmemeleri, hoslanmadiginiz kimseleri izininiz olmadikca evlerinize almamalaridir. Eger gelmesine müsade etmediginiz bir kimseyi evinize alirlarsa, Allah, size onlarin yataklarinda yalniz burakmaniza ve daha olmasza hafifce dövüp sakindirmaniza izin vermistir. Kadinlarin da sizin üzerinizdeki haklari, mesru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

"Ey mü''''minler!

"Size iki emanet birakiyorum, onlara sarilip uydukca yolunuzu hic sasirmazsiniz. O emanetler, Allah''''in kitabi Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin (a.s.m) sünnetidir.

"Mü''''minler!

"Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanin kardesidir ve böylece bütün Müslümanlar kardestirler. Bir Müslümana kardesinin kani da, mali da helal olmaz. Fakat malini gönül hoslugu ile vermisse o baskadir.

"Ey insanlar!

"Cenab-i Hakk her hak sahibine hakkini vermistir. Her insanin mirastan hissesini ayirmistir. Mirasciya vasiyet etmeye lüzüm yoktur. Cocuk kimin döseginde dogmussa ona aittir. Zina eden kimse icin mahrumiyet vardir.

Babasindan baskasina ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden baskasina intisaba kalkan köle, Allah''''in, meleklerinin ve bütün insanlarin lanetine ugrasin. Cenab-i Hakk, bu gibi insanlarin ne tevbelerini, ne de adalet ve sehadetlerini kabul eder.

"Ey insanlar!

"Rabbiniz birdir. Babaniz da birdir. Hepiniz Adem''''in cocuklarisiniz, Adem ise topraktandir. Arabin Arap olmayana, Arap olmayanin da Arap üzerine üstünlügü olmadigi gibi; kirmizi tenlinin siyah üzerine, siyahin da kirmizi tenli üzerinde bir üstünlügü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah''''tan korkmaktadir. Allah yaninda en kiymetli olaniniz O''''ndan en cok korkaninizdir.

"Azasi kesik siyahî bir köle basiniza amir olarak tayin edilse, sizi Allah''''in kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz.

"Suclu kendi sucundan baskasi ile suclanamaz. Baba, oglunun sucu üzerine, oglu da babasinin sucu üzerine suclanamaz.

"Dikkat ediniz! Su dört seyi kesinlikle yapmaycaksiniz:

Allah''''a hicbir seyi ortak kosmayacaksiniz.

Allah''''in haram ve dokunulmaz kildigi cani, haksiz yere öldürmeyeceksiniz.

Zina etmeyeceksiniz.

Hirsizlik yapmayacaksiniz...

"Insanlar Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri zaman kanlarini ve mallarini korumus olurlar. Hesaplari ise Allah''''a aittir.

"Insanlar!

"Yarin beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?"

Saheb-i Kiram birden söyle dediler:

"Allah''''in elciligini ifa ettiniz, vazifenizi hakkiyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatta bulundunuz, diye sehadet ederiz!"

Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) sehadet parmagini kaldirdi, sonra da cemaatin üzerine cevirip indirdi ve söyle buyurdu:

Sahid ol, yâ Rab!

Sahid ol, yâ Rab!

Sahid ol, yâ Rab!

p align=left> 

GÜL KOKUNA HASRETİZ

Ya RESULULLAH , bu gece teşrif ettin dünyaya
Gelişinle son verdin ,karanlık heyulaya.

Ne zulmetler son buldu,Kisra ateşi söndü
Sayenizde efendim,karanlık ,güne döndü.

Emaneti koruyan,Muhammedül-emindin
İtimadın kalesi,Sen en sağlam Yemindin.

Yetimdin,kimsesizdin,kimsesizler kimsesi
Şefkatle uzanan el,Hak yolunun gür sesi.

Allah,Kitap bilmezdik,Karanlığı severdik
Doğru yola gelmezdik,Put`umuzu överdik.

Nefislerin mahkumu zincirli kölelerdik
Senin nurlu yolunda,şükür kulluğa erdik.

Allah gönderdi Seni, beşer şaşmasın diye
Bir daha sapkınlaşıp,haddi aşmasın diye

Habibullah Muhammed son Nebi,son Peygamber
Gel,Gör ne hallerdeyiz,sesimize cevap Ver.

Unuttuk öğretini,öğretini unuttuk
Hakkı yerlere attık,batılı üstün tuttuk.

Adı barış dinini ,terörle anıyorlar
Ümmetin karanlıkta,ışığı arıyorlar.

Herkes kendi halinde kurtarıyor gemiyi
Vahşete yollanırken eskitiyor yeniyi.

Rehbersin Sen ya Resul,terkettik Hadisini
Bıraktık elimizle,BİR ALLAHın ipini.

Gül kokuna hasretiz,Ebu cehil hortladı
Zalimin zülmü devam,BİR ALLAH tan korkmadı.

Yoluna set çektiler,ümmetin gelemiyor
Canı kıymetli oldu,yolunda veremiyor.

Batılın oyuncağı,ümmetinin hanesi
Evimizde gürlüyor,Şeytanların bet sesi .

Ezanlar batar oldu,kulaklara ezanlar
Küfrü savunur oldu,köşelere yazanlar.

Sadece künyelere İslam diye yazıldık.
Garip kaldık ya Resul,haramlara ezildik.

Kur`anın ışığında kurtuluşun müjdesi
Elbette rehberimiz,Muhammedin gür sesi .

Şefaatini gönder umutsuz ümmetine
Muhtacız Peygamberim,muhtacız Himmetine.

Sen canımdan azizsin,anam babamdan önde
“canım arzular seni”,ruhum hapis bu tende.

Seni sevmek ya Resul,yolunda yürümektir,
Senden habersiz olmak,yaşarken çürümektir.

“Cihad “desem ya Resul ,ürkerler kelimeden
Kurtar bizi ya Resul,ömrümüz erimeden.

Gül kokundan uzakta,ne huzur var ne rahat
Bu garip ümmetine,eder misin şefaat?

SANA YÖNELDİM ALLAH'ım

Yeni Sayfa 3
December, 2005

HAYALET'in MEKÂNI

Allah,
er-Rahmân, er-Rahîm,
el-Melik, el-Kuddûs, es-Selâm,
el-Mü'min, el-Müheymin, el-Azîz, el-Cebbâr,
el-Mütekebbir, el-Hâlık, el-Bâri', el-Musavvir, el-Gaffâr,
el-Kahhâr, el-Vehhâb, er-Rezzâk, el-Fettâh, el-Alîm, el-Kâbıd,
el-Bâsıt, el-Hâfıd, er-Râfi, el-Muiz, el-Müzill, es-Semi', el-Basîr,
el-Hakem, el-Adl, el-Lâtîf, el-Habîr, el-Halîm, el-Azîm, el-Gafûr,
eş-Şekûr, el-Aliyy, el-Kebîr, el-Hafîz, el-Mukît, el-Hasîb, el-Celîl,
el-Kerîm, er-Rakîb, el-Mücîb, el-Vâsi', el-Hakîm, el-Vedûd, el-Mecîd,
el-Bâis, eş-Şehîd, el-Hakk, el-Vekîl, el-Kaviyy, el-Metîn, el-Veliyy,
el-Hamîd,
el-Muhsî, el-Mübdî, el-Muîd, el-Muhyî, el-Mümît, el-Hayy,
el-Kayyûm, el-Vâcid, el-Mâcid, el-Vâhid, es-Samed, el-Kâdir, el-Muktedir,
el-Mukaddim, el-Muahhir, el-Evvel, el-Âhir, ez-Zâhir, el-Bâtın, el-Vâli,
el-Müteâlî, el-Berr, et-Tevvâb, el-Müntakim, el-Afüvv, er-Raûf,
Mâlikü'l-Mülk,
Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm, el-Muksit, el-Câmi',
el-Ganiyy, el-Muğni, el-Mâni', ed-Dârr, en-Nâfi', 
en-Nûr, el-Hâdi, el-Bedî', el-Bâkî,
el-Vâris, er-Reşîd,
es-Sabûr.

 

<Cursor by nuthinbutnet.net ct> BENİ DE GÖTÜR - Gülden Habersiz Dikenlere... - Blogcu